BLOG

İcat ettiğimiz her yeni teknoloji, başka yeni teknolojileri icat etmemize yarayan bir araç haline geliyor ve böylece büyüyerek devam ediyor.

– Dan Brown –

Uzay yarışı başladığı günden beri teknolojiye yön verip gelişimine katkı sağlıyor ve bu tüketici teknolojilerine de yansıyor. Geçtiğimiz hafta James Webb Uzay Teleskobundan gelen yeni görüntüler neredeyse tüm dünyanın gözleri önüne serildi. Bir kez daha kozmik boyuttaki önemsizliğimiz hatırlatıldı ve bu sonsuzluk içerisindeki Mavi Bilyemizin yolculuğumuzun sadece başlangıcı olduğundan bahsedildi. Bunlarla beraber, fırlatıldığı sırada elimizdeki teknolojinin en iyisiyle donatılan Hubble teleskobuyla karşılaştırıldığında teknolojimizin ne kadar geliştiği de gözler önüne serildi. Buradan yola çıkarak bu 30 yılda teknolojide attığımız adımları bir kez daha gözden geçirmenin tam zamanı gibi gözüküyor.

 

24 Nisan 1990 günü, Hubble teleskobu fırlatılıp yörüngede belirlenen yerine oturtulduğunda üzerinde bulunan RAM, 50 kilogram ağırlığında 1.25 MHz hıza sahip bir bellekti. Bugün ise ürettiğimiz en kötü bellek 2333 MHz hıza sahipken, bunları bir dizüstü bilgisayarın içine sığdırabiliyoruz. O zamanlarda internet, henüz sadece devlet kurumları ve birkaç üniversitenin bilgisayarları arasında oluşmuş bir ağdan ibaretken bugün WWW Dünya’nın neredeyse %70’inin erişebildiği insanlığın iletişim teknolojilerinin zirvesi konumuna gelmiş durumda. Görüntüleme teknolojilerindeki gelişimimizi görmek için ise Hubble ve Webb’den gelen iki görüntüyü yan yana koymak yeterli gelse de, bundan 30 yıl önce fotoğraf çekmek ciddi maliyetli büyük makinelerle mümkünken, bugünlerde dudağımızı uçuklatacak güzellikteki fotoğrafların büyük çoğunluğu cebimize avucumuza sığan akıllı telefonlarla çekiliyor. Donanımsal açıdan yetersiz kaldıkları noktada yüklü yazılımlarla geliştirilen fotoğraflar, analog bir fotoğraf makinesiyle çekilmesi hayal bile edilemeyecek görüntüler sağlıyor bize.

 

Bugün yazılım alanında ise öyle bir seviyeye ulaştık ki, artık metaverse üzerinde dijital yaşamdan bahsetmek bile gündelik konuşmalardan biri haline geldi. Ecodation Akademi Ekosisteminde sizler için oluşturduğumuz eğitimlerimiz ile bugünün teknolojilerine sadece bir gözlemci olarak değil bir üretici olarak yön verenlerden olabilirsiniz.

Yazarımız

MERİÇ TÜRKMEN

Kendinizi Geliştirebileceğiniz Eğitimlerimiz

Alanında uzman eğitmenlerimiz ile kendini geleceğe hazırlamak ister misin? Hemen bilgi alabilirsin.

Eğitimlerimizi İncele
Privacy Settings
We use cookies to enhance your experience while using our website. If you are using our Services via a browser you can restrict, block or remove cookies through your web browser settings. We also use content and scripts from third parties that may use tracking technologies. You can selectively provide your consent below to allow such third party embeds. For complete information about the cookies we use, data we collect and how we process them, please check our Privacy Policy
Youtube
Consent to display content from Youtube
Vimeo
Consent to display content from Vimeo
Google Maps
Consent to display content from Google
Spotify
Consent to display content from Spotify
Sound Cloud
Consent to display content from Sound